
Olaylar 1914 yıllarında küçük bir Anadolu kasabasında geçer. Bulgar kızı Nadya’nın oturak alemlerine katılmasi, o yörede bir sorun haline gelir. Bu neddenle de kaymakam Halil Hilmi, Nadya’yı kasabadan sürdürmek ister. Kaymakam ilk kez katıldığı bir bağevi eğlencesinde Nadya ile karşılaşır. Nadya oynamaya başlayınca eğlencenin düzennlendiği ev birden sarsılır. Davetliler zelzele paniğiyle kaçışırlar.Bu arbedede merdivenlerden yuvarlanan kaymakam gözünü hükümet konağının bahçesinde açar. Yüzü gözü sargılar içindedir. Deprem söylentisi Osmanli İmparatorluğu’nun sınırlarını aşıp hızla yayilınca kasaba elbirliği ile gerçekten yıkılır.

















